2 Nisan 2014 Çarşamba

epilepsi nöbeti,sara nöbeti

Epilepsim var, nasıl tedavi edilmeliyim? Epilepside Tedavi Yöntemleri
Epilepside İlaç tedavisi
Epilepsi hastalarının pek çoğunda, uygun şekilde kullanılan tek bir antiepileptik ilaçla nöbetler kontrol altına alınır (hastaların yaklaşık %70’i). Kalan hastaların da nöbet sıklığı ve şiddeti azalır. Ancak %25 kadar hastada ilaca direnç vardır ve nöbet kontrolü yeterince sağlanamaz. Bu tür nöbetleri olan, ayda 2’den çok nöbet geçiren hastalar dirençli epilepsi olarak adlandırılır. İlaçla nöbetleri kontrol altına alınan epileptik çocukların yarısından çoğu daha sonra ilaçlar kesildikten sonra da yaşamlarını nöbetsiz olarak sürdürürler. Erişkinlerin çoğuda 2 veya 3 yıl ilaç tedavisi sonucu nöbetsiz kalabilirler.
Hekim için doğru tedavi, doğru ilaç seçimi ve doz ayarlaması her zaman çok kolay olmayabilir. Doktora ilk başvurunuzda olasılıkla size tek bir epilepsi ilacı yazacak, daha sonra nöbet kontrolüne göre bu ilacın dozunu artırabilecektir. Şayet yeterince başarı elde edemezse size ikinci bir ilacı ilave etmeyi önerebilecektir.
Tedavinizi yürüten nöroloji hekimi, nöbetlerinizi öncelikle ilaçla tedavi etmek isteyecektir. Şayet başarızılık varsa ve siz epilepsi tipi ve şiddeti yönünden uygun bir hasta iseniz size alternatif tedavi yöntemlerini önerebilecektir. 
Epilepsi ilaç tedavisi ile çoğu ilaçta bazı yan etkiler oluşabilmektedir. Bu yan etkiler kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. İlaç tedavisine bağlı bu yan etkiler: yorgunluk, baş dönmesi, denge bozukluğu, ellerde titreme, kilo alma, kilo verme, kemik yoğunluğunda azalma, ciltte kızarıklık, allerji, konuşma zorluğu, kelime bulmakta zorluk olabilir. Bu yan etkiler esasında çoğunlukla ilacın dozu ile ilşkilidir, doz azaltıldığında yan etkiler azalabilir veya kaybolabilir. Ancak nadiren ilaca bağlı şiddetli yan etkiler de oluşabilir. Bunlar karaciğer yetmezliği, pankreasta hasar, depresyon veya intihar düşünceleri, kemik iliğinde şiddetli baskılanma olabilir. İster hafif ister şiddetli olsun oluşabilecek yan etkiler tedavinin herhangi bir döneminde ortaya çıkabilir. Bu yan etkiler ortaya çıkarsa hekiminize mutlaka bildirmelisiniz. Epilepsi hastaları yalnızca nöbetlerinin kontrolü için değil ilaca ait oluşabilecek yan etkiler nedeniyle de nöroloji uzmanına belirli aralıklarla gitmelidir. İlaçlardan bazılarında, karaciğer fonksiyon testleri, hemogram gibi bazı kan tetkikleri periyodik olarak yapılmalıdır.
İyi bir nöbet kontrolü sağlanması için hasta olarak size düşen görevler de vardır:

  • -İlaçlarınızı doktorunuzun size tarif ettiği şekilde alın, kendinize gore tedavide değişiklik yapmayın.
  • -Eğer ilacınızın muadilini (eşdeğer) aldıysanız veya bazı bitkisel ilaçlar ek olarak kullanmayı düşünüyorsanız doktorunuzla bu durumu paylaşın.
  • -Doktorunuza haber vermeden asla tedavinizi bırakmayın
  • -Eğer depresyon veya ruh halinizde ciddi değişiklikler varsa doktorunuza hemen haber verin.
Yeni epilepsi tanısı konmuş hastaların en az yarısı kullanılan ilk ilaçla nöbetsiz kalmaktadır. Eğer kullanılan tedavi yeterli bir etkinlik sağlamamışsa doktorunuz size ilaç dışı cerrahi veya diğer tedavileri önerebilir. İlaç kullanmadan bu tedavilerin peşine düşmeniz uygun değildir. Bu konuda da doktorunuza danışın. 
Şimdi epilepsinin ilaç dışı tedavileri hakkında biraz bilgi verelim.

Epilepsi cerrahisi
Epilepsi cerrahisi yalnızca bazı epilepsi türlerinde yapılabilir. Ya da başka bir deyişle her epilepsi hastası cerrahi adayı değildir. Bir epilepsi hastasının cerrahi adayı olup olmadığına mutlaka epilepsi konusunda deneyimli nir nörolog karar vermelidir. Eğer nöroloji uzmanı epilepsinin kaynaklandığı beyin alanını net bir şekilde tesbit edebilirse ve bu alan sınırlı ve konuşma, lisan, işitme gibi önemli beyin alanlarına çok yakın veya doğrudan o bölgede değilse cerrahi adayı olabilirsiniz. 
Epilepsi cerrahisinde değişik ameliyat yöntemleri vardır. Doğrudan epilepsiden sorumlu alanın çıkarılması aslında esas hedeftir. Ancak bunun bir şekilde yapılamadığı durumlarda epilepsinin yayılmasını engellemek için beynin başka bölgelerine de müdahale yapılabilir.
Epilepsi cerrahisinden sonra ilaç tedavisi genellikle kesilmez. Dozu veya sayısı azaltılarak devam edilir.
Epilepsi cerrahisi çok iyi bir merkezde yapılamsı gerekn önemli bir tedavi sürecidir. Bu merkezde operasyon öncesi riskler belirlenir. Hasta ile olası riskler konuşularak operasyon kararı birlikte verilir.

Diğer tedavi yöntemleri
Vagal sinir stimulasyonu (VNS):
Bu uygulalama, boyunda solda bulunan nervus vagus adı verilen sinirin etrafına dolanan bir tel sargı ve tel sargı üzerine elektrik akımı gönderen kalp pili benzeri bir stimülatör, siniri elektriksel olarak uyararak epilepsi nöbetlerinin kontrolünde etkili olur. Bu elektriksel uyarının nöbetleri nasıl engellediği bilinmemektedir. Bu cihaz ile nöbet sıklığı %30-40 oranında azaltılabilir. Bu yöntemin uygulandığı hastalarda da antiepileptik ialç tedavisi kesilmez, ek olarak VNS uygulanır. Uygulamaya bağlı ses kısıklığı, göğüs ağrısı, öksürük , soluk lamada kesiklik, pilin olduğu yerde veya boyunda batma hissi ve kas ağrısı yan etki olabilir, ancak bunların çoğu hastada tedaviyi bırakacak kadar şiddetli değildir.
Transkaniyel manyetik stimülasyon tedavisi
Epileptik odak üzerine yavaş frekanslı manyetik dalgaların uygulanması ile özellikle parsiyel epilepsi denen türde önemli başarılar elde edildiği tıp kaynaklarında giderek artan güvenilir araştırmalar ile bildirilmektedir. Bu uyarımlar 1 Hz frekans ile epileptik odağın olduğu beyin alanına, haftada 5 gün, günde 20 dakikalık seanslar halinde toplam 4 hafta uygulanır. Bazı kaynaklarda nöbet sıklığının %70'lere varan oranda azaltılabilediği söylenmektedir. Bizim de dirinçli epilepsisi bulunan ve ayda en az 10 nöbet geçiren 8 epilepsi hastasında deneyimimiz vardır ve sonuçlarımız gerçekten yüz güldürücüdür. Bu 8 hastadan 7' sinde nöbet sıklığında %50 den fazla bir azalma sağlanmıştır. Uygulama öncesi EEG ile belirlenen epilepsi odağının üzerine, eğer 2 ayrı beyin küresinde de epileptik odak varsa ikisi arasında orta bir noktaya uygulama yapılmıştır. Özellikle tıbbi tedavi ile kontrol edilememiş fokal epilepsi statuslarında başarı daha dikkat çekicidir. Bu türden iki hastada status denen hiç bitmeyen motor nöbetlerin durdurulması başarılmıştır. Ancak yine de unutulmaması gereken bu tedavinin oldukça yeni olduğu ve henüz tedavi rehberlerinde yerini almamış olduğudur. Bu tedavinin uygulama sonrası hafif başağrısı dışında kayda değer bir yan etkisi yoktur. Ancak ardışık TMS’nin nöbetlere yol açabilme olasılığı nedeni ile TMS konusunda deneyimli, bir nöroloji uzmanının bulunduğu bir merkezde yapılması gerekir. 
Ketojenik diyet
Epilepsili bazı çocuk hastalarda ketojenik diyet adı verilen yüksek oranda yağ, düşük karbonhidrat içeren sıkı bir diyet ile nöbetler azaltılabilir. Bu diyette hasta normalde enerji kaynağı olarak kullanılan karbonhidrat yerine diyetle alınan yağları yakar. Bazı epileptik çocuk hastalarda bu diyet ile nöbetsizlik bildirilmiştir. 
Bu tedavi uygulamasında en önemli nokta diyetin asla bozulmamasıdır. Çünkü yapılan ufak kaçamaklar tedavinin etkisini tamamen bozabilir. Bu tedavide yan etkiler; su kaybı, kabızlık, büyümede gecikme, beslenme yetersizlikleri, kanda ürik asit yükselmesi ve böbrek taşı oluşumunun kolaylaşmasıdır. Bu yan etkiler çok sık görülmez ancak yine de hekim tarafından yakından izlenmelidir.

çocuklarda epilepsi



Epilepsi, en sık çocukluk çağında, özellikle de 0-1 yaş arasındaki bebeklik döneminde ortaya çıkıyor.

Sanılanın aksine sadece vücutta kasılma ve çenenin kitlenmesi gibi büyük nöbetlerle değil, gözden kaçabilecek küçük nöbetlerle de gelişebiliyor. Örneğin, bebeklerde ani sıçrama epilepsinin işareti olabiliyor!
Halk arasında ‘sara’ olarak bilinen epilepsi; ateş ve kafa travması gibi herhangi bir tetikleyici faktör olmadan tekrarlayıcı bilinç kaybı ile bilinçte bozulmanın görüldüğü ataklarla gelişen bir hastalık. En sık çocukluk çağında, özellikle de 0-1 yaş arasında ortaya çıkıyor. Çocukluk çağındaki epilepsi tüm vücutta kasılma/atma, çenenin kitlenmesi ve ağızdan köpük gelmesi gibi belirtilerle seyreden büyük nöbetlerle gerçekleşebileceği gibi; tanınması zor ve kısa süren küçük nöbetlerle de ortaya çıkabiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Dr. Uğur Işık, bebeklerde sadece kollar, bacaklar ve baş bölgesinde ortaya çıkan ani sıçramanın hafife alınmaması gerektiğine dikkat çekerek, “Klasik epilepsi belirtilerinin yanı sıra, bu tür kısa süren küçük nöbetlerin de asla atlanmaması gerekiyor. Çünkü bu küçük nöbetler anne babalar tarafından gözden kaçarsa sorun tedavi edilmediği için büyük nöbetlere dönüşebiliyor.” diyor.
HANGİ NÖBETLER GÖZDEN KAÇABİLİYOR?
• ANİ SIÇRAMA VE KAPANMA: Bebeklikte kümeler halinde gelen, kollar, bacaklar ile baş bölgesinde ani sıçrama ve kapanma ile gelişen nöbetler ortaya çıkabiliyor.
• GÖZLERİN SABİT BİR YERE BAKMASI: Çocuklarda kasılma, atma, gözlerin sabit bir yere bakması ve kusma ile gelişebiliyor. Vücudun tek tarafında kasılma veya vücudun tek tarafında anormal his ile de görülebiliyor.
• DALMA: Absans nöbetlerinde çocuk sadece 5-10 saniye boyunca dalıyor ve çevresine karşı duyarsız oluyor.
• GECE UYKUDAN SIK UYANMA: Frontal lob denilen (beynin ön bölgesi) bölgede gelişen nöbetlerde gece uykudan sık uyanma, kasılma ve anlamsız hareketler görülebiliyor. Bu durum çoğunlukla uyku bozukluğu ile karışıyor. Ayrıca çocuk anlamsız yere kendi çevresinde dönme veya koşma şeklinde hareketler sergileyebiliyor.
• ANİ BAŞ DÜŞMELERİ: Ani baş düşmeleri ve yere kapaklanma şeklinde nöbetler görülebiliyor.
• SIÇRAMA: Bazen sadece ani elektrik çarpması benzeri sıçramalar (myokonik nöbetler) ortaya çıkabiliyor.
EPİLEPSİ NEDENİ ÇOCUĞUN HAYAT KALİTESİNİ BELİRLİYOR
Bazı türlerinde nöbetler günde 50-60 kez tekrar ederken, bazılarında ise yılda sadece 1-2 kez ortaya çıkıyor. Epilepsiye neden olan durum hayat kalitesinde en önemli belirleyici faktör oluyor. Çünkü bu faktör hem çocuğun zeka düzeyini ve davranış sorunlarını hem de epilepsinin şiddetini beliyor. Nöbet sayısı ve nöbet kontrolü hayat kalitesini belirlemede önemli bir rol üstleniyor. İlaçlarla kontrol altına alınabilirse çoğu çocuk okul, spor ve hobiler gibi günlük yaşam aktivitelerine devam edebiliyor.
BAZI TÜRLERİ İLAÇLAR İLE KONTROL ALTINA ALINABİLİYOR
Hangi tedavinin uygulanacağında epilepsinin türü çok önem taşıyor. Çocukluk çağının iyi huylu genetik epilepsilerinin yüzde 80-90’ı ergenlikte düzeliyor. Bazen de epilepsiler ergenlik çağında başlıyor, bunların bir kısmı ömür boyu tedavi gerektiriyor. Epilepsilerin bir kısmı ilaç tedavisine çok iyi yanıt veriyor. En az 2 yıl, bazen de ergenlik çağına kadar ilaç kullanmak yeterli gelebiliyor. Ancak altta kafa travması veya menenjit gibi nörolojik bir sorun varsa tedavi edilmesi daha güç olabiliyor. Örneğin hastanın çok uzun yıllar ilaç kullanması gerekiyor.
EPİLEPSİ CERRAHİSİNDEKİ BAŞARI YÜZDE 80’LERE ULAŞIYOR
Tüm epilepsilerin yüzde 20-30’unu dirençli epilepsiler oluşturuyor. Bu durumda ilaç dışında diğer tedavi seçenekleri gündeme geliyor. İlk yöntem de epilepsi cerrahisi oluyor. İyi seçilmiş hastalarda epilepsi cerrahisinin başarısı yüzde 80’lere ulaşıyor. Ancak ne yazık ki her dirençli epilepsisi olan çocuk ameliyat adayı olamıyor. Çocuğun epilepsi cerrahisi adayı olması için nöbetlerinin belli bir bölgeden kaynaklaması ve çıkarılacak bölgenin dil ve görme gibi önemli bir fonksiyonunun olmaması gerekiyor.
BEYNE TAKILAN PİL BELİRGİN DÜZELME SAĞLIYOR
Çocuğun cerrahi yönteme uygun olmadığı durumlarda “vagus sinir stimülatörü” denilen beyin pili tedavisi düşünülebiliyor. Göğüs altına yerleştirilen pil, vagus sinirini belli aralıklarla uyarıyor ve bu nöbetlerde azalma sağlayabiliyor.  Beyin pili tedavisiyle nöbetlerin tamamen durması mümkün olmasa da iyi seçilen hastalarda belirgin düzelme sağlanabiliyor.  Diğer bir tedavi seçeneği de ketojenik diyet. Bazı tür epilepsilerde etkili olan bu diyet yağdan çok zengin beslenilmesi prensibine dayanıyor. 
EPİLEPSİ NEDENLERİ NELER?
• Kromozom anomalileri,
• Beyin oluşumundaki yapısal bozukluklar,
• Beynin oksijensiz kalması veya beyin kanamaları,
• Tümörler,
• Kafa travması,
• Menenjit gibi beyin enfeksiyonları epilepsiye sebep olabiliyor.
Çocuğumuz atak geçirdiğinde… 
• Nöbet sırasında çocuğunuzu sağ ya da sol tarafına doğru yatay pozisyonda yatırın.
• Başının altına bir yastık koyun, yakası sıkıysa gevşetin.
• Sallamayın, üstüne su dökmeyin, ağzına bir şey sokmaya çalışmayın.
• En yakın sağlık kuruluşuna götürün ya da çocuğunuzu izleyen doktoruyla iletişim kurun.

Epilepsi tedavisi

Epilepsi tedavisinin amacı en düşük oranda yan etki ile birlikte nöbetsizliğin sağlanmasıdır.¹

Antiepileptik ilaçlar

Antiepileptik ilaçlar (AEİ), epilepsi için başlıca tedavidir. Aşırı elektrik aktivitesi nedeni ile nöbetlere yol açan, beyin hücrelerindeki kimyasal dengesizliği düzeltmek üzere tasarlanmışlardır. Bazıları henüz tam olarak anlaşılamamış olmakla birlikte, bu ilaçlar farklı şekillerde etki göstermektedir.
AEİ’ler, piyasada bulundukları süreye bağlı olarak genellikle “eski” ve “yeni” ilaçlar olarak sınıflandırılmaktadır.
Eski ilaçların ilki, antikonvülsan özellikleri 1912’de keşfedilen fenobarbital olup sedatif etkisi olmayan ilaçların ilki olan fenitoin 1938’de satışa sunulmuştur. “Yeni” ilaçların tamamı 1980’lerin sonlarından itibaren piyasaya sürülmüştür.¹
İlaç seçimi, kişinin geçirdiği nöbetin türüne bağlıdır.
Epilepsi hastalarının yaklaşık %60’ında tek bir AEİ ile nöbet kontrolü sağlanırken, birçok farklı kombinasyon tedavisine rağmen hastaların %30 - 40’ı nöbet geçirmeye devam edecektir.1 Hastalar birinci basamak tedaviye yanıt vermezse, bu kişilere kombinasyon tedavisi olarak iki veya daha fazla ilaç reçete edilebilir.

Epilepsi Cerrahisi

AEİ’lerle nöbet kontrolü sağlanamayan bazı kişilere cerrahi uygulanabilir. Genellikle aşağıdaki hastalarda cerrahi uygulanması düşünülmektedir²:

Parsiyel Epilepsiler:

Beynin bir bölümü ile sınırlı olacak şekilde aşırı elektrik aktivitesinin neden olduğu nöbetler.
AEİ’lerle yeterli şekilde kontrol edilemeyen refrakter epilepsi
Günlük yaşamı anlamlı şekilde etkileyen engelleyici nöbetler
Amaç, beynin nöbetlere sebep olan spesifik bölümünü tespit etmek ve çıkarmaktır. Dolayısıyla, ilgili alanı tanımlamak ve söz konusu operasyonun çevre dokulara mümkün olduğunca az hasar vermesini sağlamak için çok dikkatli olunmalıdır.

Vagus Sinir Stimulasyonu:

Vagus sinir stimülasyonunun (VNS) amacı, beyne boyundaki vagus siniri aracılığıyla düzenli şekilde hafif şiddette elektrik akımı göndererek nöbetleri önlemektir.

Ketojenik Diyet:

Bir ketojenik diyetin yağ oranı normal bir batı diyetinden daha yüksek olup yağ/karbonhidrat + protein oranı 2:1 ila 5:1’dir. Vücudun enerji ihtiyacını karşılamak için karbonhidrat yerine yağ tüketiminin, etki mekanizması bilinmemesine rağmen çocuk ve erişkinlerde nöbet sıklığını azalttığı görülmüştür².
Tıbbi gözetim olmadan bir ketojenik diyete başlanmamalıdır; diyet, epilepsi hastası ve hastanın ailesinin önemli ölçüde bağlılığını gerektirmektedir. Uzun süre ketojenik diyet uygulamanın, özellikle çocuklardaki beslenme üzerine etkisine yönelik endişeler de mevcuttur².

epilepsiden kurtulmak için


Epilepsi (Sara), zaman zaman gelen, şuur bulanmas› ve kayb› ile görülen, bedendeki istemsiz hareketlerle gözlenen bir hastalıktır. Sebep olarak genetik veya sonradan travmalar, ateşli hastal›klar, zehirlenmeler sayılabilir. Grand Mal (büyük nöbetler) Petit Mal (küçük nöbetler), Psikomotor (otomatizm), Jacksonien ve FokalEpilepsi (Sara), zaman zaman gelen,şuur bulanması ve kaybı ile görülen, bedendeki istemsiz hareketlerle özlenen bir hastalıktır. Sebep olarak genetik veya sonradan travmalar, ateşli hastalıklar, zehirlenmeler sayılabilir. Grand Mal (büyük nöbetler) Petit Mal (küçük nöbetler), Psikomotor (otomatizm), Jacksonien ve Fokal (bir extremitede kasılma-çekilmeler), Atipik nöbetler gibi çeşitleri görülebilmektedir.
 
Tanıda EEG (Beyin Elektrosu), Kranial MR ve gerekli tahliller yapılmaktadır, nöbetin gözlenmesi çok değerlidir. Tedavideki altın kurallar :

1. Epilepsinin tedavisi olmadığı kanaatı yanlıştır. Nöroloji uzmanıyla yapılacak işbirliği sonucu, bütün hastalarda nöbetler büyük bir oranda kontrol altına alınır.
2. Kontrol altına alınmadığı sanılan vakalarda ya hastalık için uygun ilacın cinsi veya miktarı  bulunamamıştır yahutta hasta ilacını muntazam kullanmamış veya nöbetleri bir süre kesilince iyileştim deyip hekime sormadan ilacı kesmiştir.
3. Epilepsi ilaçlarınız nöbetlerinizi kontrol altına almışsa onları devamlı kullanınız. Aradan yeterli süre geçmişse (Nöbetlerin sıklığına göre 2 ay-4 ay) ve ilaçlar nöbetlere etkili olmamışsa, bu ilaçları kesmeden en yakın Nöroloji uzmanına görününüz ve hastalığınızın tedavisi için işbirliği yapınız.
Nöbetleriniz tamamen kesilinceye kadar yapılacak ilaç düzenlemesi için kendisiyle ilişkinizi kesmeyiniz.
4. Nöbetlerinizin geldiği günleri ve saatleri, nöbetin tipini gösteren bir takvim yapınız. Bu örnek takvimi Nöroloji uzmanını görmeden önce ve sonra devamlı tutunuz. Uzun süredir kullanıp istifade etmediğinizi
sandığınız ilacın ismini ve miktarını kaydediniz. Yeni göründüğünüz doktor istifade etmediğiniz ilaçları yeniden yazmaz. Böylece zaman kaybı az olur.
5. Bir veya iki yıl epilepsi nöbeti gelmezse, epilepsiye karşı kullandığınız ilaçları iyileşme kanısıyla doktorunuza sormadan katiyen kesmeyiniz. Kendiliğinizden kestiğiniz taktirde hastalık eskisinden
daha şiddetliymiş gibi tekrarlar. Artık eskiden aldığınız ilaç miktarı muhtemelen yetersiz kalabilir.
6. Epilepsiyle ilgili ilaçlarınızı alırken başka bir hastalığa yakalanır ve araya giren hastalık için ilaç almanız gerekirse,Epilepsi ilaçlarınızı kısa bir süre içinde olsa bırakmayınız. Epilepsi ilaçları diğer ilaçlarla birlikte alınabilir ve sakıncası yoktur.
7. Epilepsi olan hastalar uykusuz kalmamalı, alkollü içki içmemeli, aşırı ruhi gerginliklerden kaçınmalı ve yazın başı açık güneşte uzun süre kalmamalıdırlar.
8. Meslek seçiminde şöförlük, ağır sanayi dalları, askerlik ve inşaat işleri gibi yüksek mesafede çalışmayı gerektiren meslekler seçilmemelidir.
9. Nöbetleri ilaçlarla kontrol altına alınan vakalarda hekimin kanaatı alınarak evlenilebilir. Epilepsi olan kişi, Epilepsi olan diğer bir şahısla evlenmemelidir. Hamilelikte mutlak hekim kontrolü gerekir.
10. Nöbetler kontrol altına alınmadan denize girmeyiniz. Kontrol altına alındıktan sonra hekimin müsadesine göre sahilde gözlem altında girilebilir. Ulaşım araçları (oto, traktör. . ) nöbetler kontrol
altına alınmadan kullanılmamalıdır. Nöbetlerin ilaçlarla kontrol altında olan vakalarda hekiminizin kanaatine göre hareket ediniz.
11. Kranial MR ve beyin elektrosu (EEG) epilepsinin tanısında önemli bir araç olup tedavinin başlangıcında çekilmelidir. Bundan sonra nöbetleri ilaçlarla kontrol alınmış olan vakalarda yılda bir EEG tekrarlanmalıdır. Amaç, nöbetler kesilmişse beyin dalgalarındaki düzensizliğinde düzelmeye gidip gitmediğinin kontrolüdür.
12. Her yıl kan sayımı, karaciğer testleri yapılmaktadır.
13. Üç yıl süreyle tedavide epilepsi nöbetleri gelmiyen vakalarda ve yılda bir yapılan EEG kontrollarında EEG si normale dönen vakalarda dördüncü yılda ilaç yavaş yavaş ve doktor kontrolü altında azaltılabilir. Nöbetlerin tekrarı halinde yeniden tedaviye başlamak gerekir.
 

epilepsi tedavisi

İlaçla değil, gıda ile epilepsi tedavisi
ABD'de uygulama alanı hızla genişleyen ketojenik diyetle dirençli epilepsi tedavisi Türkiye'ye taşındı. Behçet Uz Hastanesi'nde başlatılan tedavi yöntemiyle 17 çocukta büyük ilerleme sağlandı
İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bölümü Uzman Doktoru Orkide Güzel, ABD ve Avrupa'da yaygın olan dirençli epilepsi ile mücadelede uygulanan tedavi yöntemini Türkiye'ye getirdi. ABD'nin en başarılı çocuk hastanesi ünvanını kazanan Kansas City University Children's Mercy Hospital'dan, nöbet karşıtı ilaçlara yanıt vermeyen hastalara önerilen yağ oranı yüksek bir diyet olarak tanımlanan "Ketojenik Diyet" üzerine sertifika alan Uzman Dr. Güzel, yaklaşık 8 ay boyunca tedavi için altyapı çalışması yaptı. Türkiye'de vatandaşların günlük hayatında kullandığı gıda, kozmetik ve ilaç gibi tüm ürünlerin firmaları ile tek tek görüşerek içerik bilgisine ulaşan Güzel, çalışma sonucunda Akdeniz mutfağına kişiye uygun 170 ayrı mönü hazırladı. Ekibiyle beraber 6 ay önce tedaviyi uygulamaya başlayan Güzel, kısa zamanda 17 çocuğun tedavisini üstlendi. Güzel, "Bu yöntem her kişinin özelliklerine göre ayrı belirleniyor. Tedavi süresince vücuda giren kozmetik dahil her ürün etkili. Bunun için çok geniş çaplı bir araştırma yapıldı. Tedavi ile hasta epilepsiden tamamen kurtuluyor" dedi. 

1920'LERDE BULUNDU 

Ketojenik diyetin 1920'lerde bulunmasına rağmen ilaç endüstrisinin gelişmesiyle ikinci planda kaldığını belirten Uzman Dr. Orkide Güzel, "Ünlü yönetmen Jim Abrahams'ın oğlu dirençli epilepsi hastası. Kullanmadıkları ilaç kalmıyor. Çocukta artık zeka geriliği de başlıyor. Aile en son dünyada şu an ketojenik diyet konusunda en büyük merkez olan John Hopkins Medical'a başvuruyor. 5 yıllık tedavinin sonucunda Abrahams'ın oğlu Charlie tamamen sağlığına kavuşuyor. Bunun üzerine Abraham, yaşadıkları süreci anlatan 'Firs Do Not Harm (Önce Zarar Verme)' filmini çekiyor. Bunun üzerine tedavi yöntemi yaygınlaşıyor" diye konuştu. 

ORGANİK TARIM DERGİSİ GELİYORTürkiye'deki organik tarımın geliştirilmesi amacıyla geçen yılın Aralık ayında başlatılan ve Alman Tarım Bakanlığı'nın finansal desteği, FİBL ve Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) tarafından, Ege İhracatçı Birlikleri yardımıyla yürütülmekte olan "Alman-Türk İşbirliği ile Organik Tarım" projesi kapsamında, organik tarım dergisi çıkarılması için görüşmeler yapılıyor. 

ÖNCE ZARAR VERMEFilmde en küçük oğlu epilepsi hastalığına yakalanan Lori'nin insanüstü bir çaba sarfederek iyileştirmek için yaptığı mücadele anlatılıyor. Ünlü yönetmen Jim Abrahams'ın oğlu de epilepsi hastalığına yakalanmış ve doktorların yanlış tedavisi sonucunda çok zor günler yaşamış. Bu olaydan çok etkilenen Abrahams, gerçek deneyimlerinden yola çıkarak bu filmi çekmeye karar vermiş. 

ÇOK MUTLUYUZTürkiye'de ketojenik tedavinin ilk kez oğullarına uygulandığını belirten Nilay Öztekten, "Oğlum iki ay sonra 5 yaşına girecek. 6 aydır tedavi görüyoruz. Yüzde 95 civarında bir iyileşme sağlandı. Nöbetleri vardı. Tamamen ortadan kalktı. İlaçlarını bıraktı. Bizim nazarımızda çok ciddi bir gelişme oldu çok mutluyuz" dedi.